
- Büyük göğüsleriniz varsa, belden sıkmalı-kemerli uzun elbiseleri unutun! Profilden bicikler sarkık gözükebilir ve patlamaya hazır bir sosis balonu gibi durabilirsiniz:)(sosis balonu ne ya? ne dedim ben? acıktım sanırım:) )
- V yaka deneyin! Yuvarlak yakalar biciklerinizi olduğundan büyük gösterir.
- Kalçalarınız geniş ise, uzun elbiseler yerine, diz hizasında elbiseler deneyin. Asla enine çizgili şeyler giymeyin.
- Boyunuz kısa ise, kısa şortlar sizi daha kısa gösterecektir.
- Elbisenin uzunluğu arttıkça topuk boyu kısalmalı, azaldıkça topuk uzamalıdır. Hafif topuk popişi toplar, dik durmanızı sağlar.
- İnce kumaşlar kullanın.
- Soldaki bayan Liza Snyder. Kendisi balıketli bir aktrist. Seviyoruz:)
- Bir de büyük göğüsleriniz varsa..Durmayın, açın! Ortalık şenlensin:)

Bu botlara bayılıyorum. Hem bileği çok zarif gösteriyor hem de Gywenth'inki gibi kalın topuklu bulursanız ayaklarınız ağlamıyor:)
Efendim nedir bu kuaförler arasındaki savaş? Birine saçını kestirirsin, diğeri o kesimi asssssla beğenmez. Mutlak ve mutlak kendi harrrika parmaklarından çıkmalıdır çünkü o makas darbeleri! Dünyada ondan iyi kuaför yoktur, en iyi fönü o çeker, en iyi boyayı o yapar..Kaprislidir mesela, ben bu saçı kesmem der öyyle kalakalırsınız. Başkasına kestirirsiniz, ha bu sefer trip atar!!!!
Üniversitede okurken, sürekli gittiğim mahallemizin kuaförüne artık iş güç dolayısıyla gidemiyorum. Bugünlerde saçımı kestiresim var. Zamanım da yok. Sabah evden çıkarken henüz dükkan açılmamış, akşam evime döndüğümde de zaten kapatmış oluyor. Ayrıca kuaförümün eseri olan son saç kesimimi beğensem de, bir süredir fön çektirdiğim, iş yerimin yakınında bulunan ve fiyatları da benim kuaförle eşit olan, oldukça iyi bir kuaför var. Şimdi saçlarım uzadı. Vaktim de yok. İş yerime yakın olan yerde saçlarımı kestirirsem saçım uzayana kadar diğer kuaförüme gidemeyeceğim. Oysa onları çok seviyorum, oturup muhabbet etmeyi, çay içmeyi, Ramazan ayında oruç tutmasam da iftar vaktine denk geldiğim için onlarla yemek yemeyi..
Kısacası ne yapacağımı şaşırdım. Kurtarın beni bu kuaför savaşlarından!!!

Bugün Beyoğlu'ndaki Kafe Pi ve bir kaç ortağın daha birlikte açtığı Küçük Beyoğlu'na gittim. Emek Sineması'nın arkasındaki sokak. Eskiden bir sürü rock bar doluydu hatta Travesti sokağı var oradan geçen erkeklere "şşt baksana" diyor travestiler..Bakmayınca da "Ne o, erkek değil misin?" diyorlar:))) Baksan dert, bakmasan dert. Ha bir de ters cevap verirsen pencereye bira şişelerini dizmiş bekliyor oluyor. Atacak yani, hazır:))
Küçük Beyoğlu baya baya doluydu bugün, adamlar çok fena para kazanıyorlar. Ama birayı bardakta söylerseniz en az 20 dakika beklemelisiniz. Çıtır tavuk yedim bugün, müthiş bir sos yapmışlar sordum da söylemediler tarifini:) Cep telefonumun iğrenç kamerasıyla da bu kadar çekebildim makinemi almamışım yanıma. Şimdi diyeceksiniz ki, vay efendim bu kadar alışveriş yapan insansın, neden hala 6600 kullanıyorsun? Söyleyeyim, hem de daha vahimini söyleyeyim:
Ben bir NOKIA 5110 kullanıcısıym. Hani şu takoz gibi olanlar var ya, onlardan. Bir kaç ay önce 5110'um bozuldu ben de bu telefona kaldım. Telefon benim için mesaj göndermeli, çağrı atabilmeli, arayabilmeli, mesaj alabilmeli. Tamam işte gerisine gerek yok. Bilmem kaç piksellik kameraymış, yok efendim yemek yapıyormuş falan bunlar beni bağlamaz. Telefona vereceğim parayı iki çift ayakkabıya veririm daha iyi:) Velhasıl kelam, 6600'ımla mutlu ve huzurluyum.
Mavi Jeans'e uğradım, benim gibi g.tten bacaklı ve balıketli kızlar için (şaka yapıyorum alınmayın hemen, minyon kızlar yani!) şu elbiseyi tavsiye ediyorum.
Diyorum ki, sadece balıketli ve şişman kızların giyebileceği kıyafetler üretilsin. Zayıflar giyemesin o kıyafetleri, çatlasınlar kıskançlıktan.:))